Boylu Alev çalısında karşılaşılan hastalıklar, zararlılar ve çözüm yolları.

HASTALIKLAR

Yaprak Lekesi (Entomosporium mespili): Mantari bir hastalıktır. Çoğu bitki mantarı gibi, sonbahar ve ilkbahardaki serin, nemli ortamda gelişir, bitkinin hassas, yeni sürgünlerine saldırır ve buradan yayılır. Bitkiyi hemen ya da ilk sezonda öldürmez ancak yıllar geçtikçe nüksederek bitkinin sürekli yaprak döküp besinsiz kalarak güçsüzleşip ölme noktasına taşır.

Yaprak lekesinin ilk işaretlerini fark etmek çok güçtür. Yaprak yüzeyinde minik, dairesel lekeler oluşur, yeni gelişen sürgünün rengi de kırmızı olduğundan, daha koyu kırmızı lekeleri gözden kaçırmak çok kolaydır. Birkaç gün içinde lekeler genişler, gri renkli ölü dokuyu çevreleyen koyu morumsu daireler halini alır. Photinia mantarı bitkinin yeni gelişen kısımlarından daha eski olanlara doğru yayılır çünkü sporlar taze oluşumlar üzerinde daha rahat tutunur.

Mantarın neden olduğu küçük lekeler birleşip tüm yaprağı saran yaralar halini alır, yapraklar kararır ve dökülür, bu noktada bitki için yapılabilecek bir şey yoktur.

Bitkiyi tedavi etmek için hastalık döngüsünü iyi anlamak gerekir;

Mantar sporları kışı enfekte olup dökülen yapraklarda ya da geç gelişen sürgünlerde geçirir. Bu sporlar kış sonu ya da ilkbaharın başında havaya yayılarak civardaki diğer alev çalılarına yerleşir. Bu gibi hastalıklar enfekte olmuş bitkinin dibinden ucuna doğru ilerler çünkü sporlar çok fazla gezemez, bu yüzden hastalık bahçenin belli bir kısmında var olurken başka bir yere bulaşmamış olabilir.

Sporlar, ilkbahar yağmurlarıyla bir yapraktan başka bir yaprağa geçer ve nihayetinde çalının tamamına bulaşır.

Hastalığı kontrol altına almak adına atılacak adımlar tedaviye değil, önlemeye yönelik olacaktır. Öncelikle ve en önemlisi, dökülen yapraklar temizlenmeli, bitki üzerindeki lekeli yapraklar alınmalıdır. Tehlike altında olduğunu düşündüğünüz bitkinin uçlarını yeni sürgün versin diye tekrar tekrar kesmeyin. Budama işlemi mantar sporlarının uykuda olduğu kış aylarında yapılmalı, kesilen kısımlar bitkiden uzaklaştırılmalıdır. Bitki iyi güneş almalı, bitkiler arası hava akımı iyi olmalıdır. Tepeden sulamadan kaçınılmalıdır.

Organik olarak bakır bazlı mantar ilaçları, bordo bulamacı kullanılabilir.

Chlorothalonil, propiconazole ve myclobutanil içerikli mantar ilaçları kullanılabilir ancak ilaçlama hastalık gözlemlenmeden önce, bitkinin tomurcukları patlamaya başlayıp yaprakların büyük çoğunluğu olgunlaşana kadar sürdürülmelidir. (Baharda en az 3 defa, ekim ayının ortalarından kasım sonuna kadar 3 defa ilaçlanmalıdır.)

Külleme: Yaprakların üst yüzeyinde ya da sürgünlerde yer yer beyaz toza benzeyen bir tabaka oluşur. Tabaka tüm yaprağı ya da filizi sararak kıvrılıp bükülmesine neden olabilir. Bitkinin gelişimi yavaşlar, erkenden yaprak döker. Gölge ve ılıman hava koşulları küllemeyi tetikler, bu yüzden bitkiler arasında uygun aralık bırakılmalı, güneşli alanda tutulmalıdır. Enfeksiyon yoğun ya da yayılmış ise sülfür ya da potasyum bikarbonat ya da myclobutanil içeren ilaçlar kullanılmalıdır. Mantar ilaçlarının belirtiler gelişim göstermeden önce kullanıldığında istenilen etkiyi vereceği unutulmamalıdır.

Kök çürümesi: Phytophthora gibi mantar benzeri bir organizmanın neden olduğu kök çürümesi drenajı iyi olmayan toprakta oluşur. Enfekte olmuş bitki kalıntıları hastalığı körükler. Hastalık bulaştıktan sonra, mikroorganizmalar özellikle kökün içindeki kabuksu yapıların içinde gelişir. Bitkiyi topraktan sökmek ve imha etmek mikrobun yayılmasının önüne geçebilir.

Damarları yeşil olan yaprakların sarıya dönmesi, sürgünlerin yavaş gelişmesi, yaprak ayasının kuruması, bitkinin boynunu bükmesi ve kuruması kök çürümesinin toprak üstünde gözlemlenen belirtileridir. Besleyici ince kökler kırılgan ve kahverengimsi kırmızıdır. Besleyici köklerin kahverengileşmesi genellikle kök yumağının dibinden başlar, yani saksı değişimi yapılırken kolaylıkla görülebilir.

Mantar ilaçları önleyici tedavi olarak kullanılmalıdır.

Ateş yanıklığı: Yaprak, gövde ve çiçekleri etkiler. Yapraklar kahverengi ya da siyaha döner, yeni sürgünler ateşten kavrulmuş gibi kararır. Gövde kabuğunda, dallarda ve filizlerde soluk renkli oyuklar, yaralar oluşur. Ateş yanığı bitkiyi lokal olarak etki etse de, daha ciddi bir hal aldığında tüm gövde ve kök sistemine yayılarak bitkiye tümden zarar verebilir. 

Erwinia amylovora bakterisi kışı enfekte olmuş bitki dokusu üzerindeki oyukta geçirir. Ilık ve nemli bahar havasıyla birlikte yeniden aktif hale gelir. Böcekler ve yağmur suyuyla çoğunlukla bitkinin başka yerlerine ya da diğer bitkilere yayılır.

Ateş yanığı ilk meydana geldiğinde bitki hastalıklı kısımlardan kurtarılarak, kimyasal ilaçlama yapılarak kontrol altına alınabilir. Bitkinin hastalıklı kısımlarının budanması bakterinin aktif olarak yayılmadığı kış ya da yaz aylarında yapılmalıdır. Her kesme işlemi öncesi budama gereçlerinin %10 çamaşır suyu katkılı suyla yıkanması hastalığın bulaşmasını engeller. Bitkinin tüm hastalıklı tüm dokulardan kurtarılması önemlidir, zira bahar ayları geldiğinde bakteri küçük bir yaradan bile tekrar yayılabilir. Kimyasal ilaçlama çok etkili olmayabilir ama bakır içerikli ürünlerin ateş yanıklığını yavaşlattığı gözlemlenmiştir.

Ateş yanıklığı ciddiye alınması gereken bir hastalıktır, bu yüzden önlem almak önemlidir. Bitki drenajı iyi olan toprakta, bol güneş alan yerde, aralarda yeterli boşluk olacak şekilde yetiştirilmelidir. Nitrojen içerikli gübreden ve özellikle bahar aylarında budama yapmaktan kaçınılmalıdır.

ZARARLILAR

Maymuncuk: Yetişkin böcek ya da larva olarak bitkiyi sararlar. Yapraklara ve köklere zarar verirler, bu da bitkinin gelişimini ve canlılığını tehdit eder. Yetişkinler dişidir, uçamazlar, yavaş hareket ederler. Haziran eylül arası toprağa ya da yaprak öbeklerine yumurtlarlar. Baharda yumurtadan çıkan larvalar toprağa inip beslenmeye başlarlar. Yetişkinler geceleri ortaya çıkıp ve yaprak kenarlarıyla beslenirler. Yaprakta çentikli bir görüntü oluşur. Larvalar toprak altında yaşar, özellikle saksıda bulunan bitkinin kökleriyle beslenir. Yılda bir jenerasyon olur.

Bitki kısa sürede sararmaya, boynunu bükmeye başlar. Bu noktada bitkiyi kurtarmak için geç kalınmıştır, yapraktaki çentikler gözden kaçırılmamalıdır. Geceleri carbaryl ya da oxamyl uygulanmalıdır.

Yaprak Bitleri: Bitleri photinianın parlak kırmızı sürgünleri cezbeder, bu yüzden yeni gelişen yapraklar birkaç günde bir beyaz, yeşil yada koyu renkli bitler var mı diye kontrol edilmelidir. Bitki özsuyunu emmek için genelde yaprak diplerine yerleşirler ve yeni sürgünlerin sararmasına, kıvrılmasına ya da yapraklarda küçük yumrular oluşmasına neden olurlar. Bahçe yağı, neem yağı kullanılabilir. Pyrethrum ile ilaçlama yapılabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir